Paylaş Bizimle

Hoşgeldiniz..


Lütfen Forumdan Daha Fazla Yararlana Bilmek İçin Arrow Kayıt Olunuz


Eğer Üye İseniz Giriş Yapınız Gösterdiğiniz İlgi İçin Teşekkür Ederiz..


Paylaş Bizimle..!!
Paylaş Bizimle

####..::HOŞ GELDİNİZ::..####


    Kennedy Tutanakları ve Türkiye Üzerine Gizli Pazarlıklar” kitabının özeti

    Paylaş
    avatar
    VodkaVishine
    ѕιтє кυяυ¢υѕu
    ѕιтє кυяυ¢υѕu

    Aktiflik :
    450 / 999450 / 999

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 231
    Yaş : 23
    Nereden : 'im acaba
    Lakap : Ölü
    : :
    PUAN :
    75 / 10075 / 100

    MSJ PUAN :
    100 / 100100 / 100

    Seviye :
    15 / 10015 / 100

    Bağlılık :
    100 / 100100 / 100

    Takımım :
    REP GÜCÜ : 133
    Rep Puanı : 2
    Kayıt tarihi : 21/04/08

    Cüzdan
    Para Para:
    900/3000  (900/3000)
    Altın Altın:
    800/3000  (800/3000)

    paylas bizimle Kennedy Tutanakları ve Türkiye Üzerine Gizli Pazarlıklar” kitabının özeti

    Mesaj tarafından VodkaVishine Bir Cuma Eyl. 18, 2009 12:27 pm

    Kennedy Tutanakları ve Türkiye Üzerine Gizli Pazarlıklar kitabının özeti:
    Kitapta, John Fitzgerald Kennedy’nin ABD başkanı olmadan önceki
    siyasi faaliyetleri, ABD’nin diğer ülkelerle ilişkisini ve
    gerçekleştirmeye çalıştığı stratejileri Kennedy’nin eğitimi, onun nasıl
    ABD başkanı olduğu anlatılmıştır.
    Başkanlığının ilk krizi olan Küba krizini nasıl çözdüğünü Avrupa ile
    nasıl bir ilişki içinde olduğunu Rusya’nın olaylara karşı takındığı
    tavrı anlatılmıştır.
    Dünyanın iki kutbu olup bu iki kutup arasındaki çekişmeler Kennedy’nin kimliği ile anlatılmaya çalışılmıştır.
    16 Ekim Salı Saat 11:50 Kabine Toplantı Salonu
    Küba üzerinde U2 uçuşu ile füze belirlenmesi sonucunda çıkan krizin
    çözümü anlatılmıştır. Türkiye’de bulunan 15 adet Jüpiter füzesine
    karşılık Rusya da Türkiye’deki füzelerin karşılığı olarak dengeleri
    sağlamak için MRBM füzelerini Küba’ya yerleştirmiştir.
    Bu gelişme karşısında ABD’nin takındığı tavır ve çözüm için neler
    yaptıkları anlatılmıştır. Askeri bir krizde güvenlik için hangi yollar
    takip edilmiş, kimlere ne görev düşmüş ve görev bölüşümü ne?
    16 Ekim Salı Saat 18:00 Kabine Toplantısı Salonu
    Küba krizindeki diğer gelişmeler ile bunun dünya siyaseti ve
    jeopolitik açıdan sonuçları anlatılmıştır. Rusya’nın böyle bir olaydan
    ne gibi çıkarları olacağı, denge kurmak için neler yaptığı
    anlatılmıştır.
    Küba krizi ile, ABD’nin dünya üzerindeki politik ve askeri etkisinin ne kadar olduğu ve bunları nasıl kullandığı anlatılmıştır.
    18 Ekim Perşembe Saat 11:00 Kabine Toplantısı
    Küba’ya yapılacak askeri bir müdahale sonucunda Türkiye’ye misilleme
    yapılacağı üzerinde durulmuştur. ABD, müttefiklerine böyle bir
    saldırının gerekliliği hususunda nasıl bir yol kullanacağını
    anlatmıştır. Küba füzelerine karşı Türkiye’deki füzeleri kaldırmayı
    teklif edeceklerini söylemiştir. Eğer Küba’ya askeri müdahale yapılırsa
    aynı müdahaleyi Ruslar’ın Türkiye’ye yapabilecekleri ihtimalinin
    üzerinde durulmuştur. Türkiye’deki Jüpiter füzelerinin yerine Polaris
    füzelerini koymayı önermişlerdir.
    Rusya’nın İran ve Türkiye’yi vurma ihtimalinin üzerinde durulmuştur.
    Türkiye’nin ise 15 füzesi ve nükleer teçhizatlı uçakları vardır.
    18 Ekim Perşembe Geceyarısına Doğru Oval Ofis
    Kennedy’nin Japonya Ticaret ve Sanayi. Bakanı ile görüşmesi ve
    onunla fikir alışverişi yapması anlatılmıştır. Rusya heyetiyle görüşüp
    Küba krizinin ne gibi sonuçlar doğuracağı anlatılmıştır. Sonuçta
    Küba’ya karşı nasıl bir hareket tarzı seçileceği kararlaştırılmaya
    çalışılmıştır. Sonunda konsensüs pazar gecesi başlayacak abluka lehinde
    sonuçlanmıştır.
    19 Ekim Cuma Saat 21:45 Kabine Toplantı Salonu
    Amerika’nın Küba’yı vurmasına karşılık olarak Ruslar da Berlin’i
    işgal edeceklerdi. Bu durumda dengelerin iyi ayarlanması gerekmiştir.
    İyi bir tercihte bulunmak için çok ince hesaplar yapılmıştır. Tehditle
    yaşamanın veya tehdidi ortadan kaldırmanın hesabı yapılmıştır.
    20 Ekim Cumartesi Saat 14:30 Oval Ofis
    Küba’daki füzeler ile Türkiye ve İtalya’daki füzelerin durumu
    karşılaştırılmıştır. Küba’daki füzelere karşı Türkiye ve
    İtalya’dakilerden ne kadar vazgeçilebilinirdi, vazgeçmenin neler
    getirip, neler götüreceği üzerinde durulmuştur.
    Abluka altına almanın zorluklarından bahsedilmiştir. Buna karşılık
    ablukanın sağladığı avantajlar sayılmıştır. ABD’nin Küba ablukasının
    sonuçları şunlardır:
    Ablukanın Dezavantajları:
    *Küba’dan stratejik füzelerin kaldırılması için çok uzun zaman gerekmesi
    *Birleşik devletlerde ciddi politik karışıklık çıkarması
    *Birleşik devletlerin dünyadaki durumunun zayıflamakta olduğu görüntüsünü vermesi.
    Ablukanın Avantajları :
    *Müttefiklerimizle aramızda sıkıntı yaratmayacak olması
    *Küba’ya sürpriz baskın yapılmaz, zaten bu geleneklerimize aykırı olurdu.
    *Özgür dünyanın lideri olarak, duruma uygulanacak tek yol, askeri hareket yoludur.
    *SSCB’nin genel bir savaşa yol açabilecek tırmandırıcı bir askeri hareketten uzak kalmasını sağlar.
    22 Ekim Pazartesi Saat 11:30 Kabine Toplantı Salonu
    Küba’nın vurulmasıyla ilgili olarak basının tepkisi ve savaş
    durumunda basının devlet ile ilişkisi üzerinde durulmuştur. Devletin
    çıkarı ön planda olduğu zaman basının takındığı tavrı bir örnekle
    anlatılmıştır. Küba’ya karadan veya havadan, nasıl bir saldırı
    yapılacağı ve planlar üzerinde durulmuştur.
    KRİZ DURUMUNDA YAPILACAKLARIN ÖZETİ
    Büyükelçiliklere bilgi verilmiş
    Londra, Paris ve Bonn’a brifing memurları gönderilmiş
    Kennedy’nin Kruşçev’e yazdığı mektubu, Moskova büyükelçiliğine gönderilmiş
    Çeşitli başkanlara mektup gönderilmiş
    60 ABD büyükelçiliğine Başkanın demeci ve talimatı ile ilgili mektup gönderilmiş.
    İttifak halinde olduğu 18 ülke bakanına mektup gönderilmiş
    21 Latin Amerika Devlet Başkanına mektup gönderilmiş.
    136 elçilik ve konsolosluk düşmanca gösterilere karşı uyarılmış.
    Başkanın demeci 129 Büyükelçilik ve Konsolosluğa gönderilmiş.
    95 yabancı büyükelçiye sözlü brifing verilmiş.
    Güvenlik konseyine acele toplantı için mektup gönderilmiş.
    Basına brifing verilmiş.
    Türkiye’de bulunan füzeler ile ilgili olarak ise alarm durumu
    verilmiş ve füzeler hazır durumda bekletilmiştir. Yani her an
    ateşlemeye hazır hale getirilmiştir. Dikkat edilmesi gereken husus ise
    Türkiye’de kimsenin hiçbir şeyden habersiz olmasıdır. Türkiye
    topraklarında Türkiye’nin haberi olmadan savaş hazırlığı başlamıştır.
    22 Ekim Pazartesi Saat 15:00 Kabine Toplantı Salonu
    Hareket tarzı ile ilgili görüşler ortaya atılmıştır. Çeşitli
    diplomatik girişimlerde bulunulmuş, ambargolar ve ekonomik önlemler
    üzerinde durulmuştur.
    22 Ekim Pazartesi Saat 17:00 Kabine Toplantı Salonu
    Krizin basında bulduğu yankılar anlatılmıştır. Silah sayılarını
    belirlemeye çalışılmış, çeşitli temaslarda bulunulmuş ve bekleme kararı
    alınmıştır.
    23 Ekim Salı Saat 10:00 Kabine Toplantı Salonu
    Kennedy’nin açıklaması sonucu ABD halkındaki değişiklikler, etkiler
    anlatılmıştır. Halkın nükleer tehlikeye karşı nasıl önlemler aldığını
    anlatılmıştır.
    23 Ekim Salı Saat 18:00 Kabine Odası ve Oval Ofis
    Rusya Başkanı Krusçev’in Kennedy’ye gönderdiği mektup anlatılmıştır.
    Bunun sonucunda yapılan planlar ile izlenecek stratejiler tekrar gözden
    geçirilmiştir.
    24 Ekim Çarşamba Saat 10:00 Kabine Odası
    Milli Güvenlik Yürütme Konseyi saat 10:00’da toplanmıştır. Komite
    toplanırken karantina hukuken yürürlüğe girmiştir. ABD bu yönde
    uygulamaya koyduğu işlemlerde Rusya’nın haberdar olduğunu kabul
    etmiştir.
    Sovyetler ile ABD’nin denizdeki mücadelesi ve gelişmeler
    anlatılmıştır. Denizde olan faaliyetler ile, ABD’nin ablukayı nasıl ve
    ne şekilde uyguladığını ayrıntılarıyla aktarmıştır.
    24 Ekim Çarşamba Saat 17:00 Kabine Odası ve Oval Ofis
    ABD, Sovyet gemileri ile ilgili bilgileri değerlendirip diplomatik
    yönden çözüme ulaşmaya çalışmıştır. Kennedy’e Moskova’dan gelen mesajın
    içeriği de Amerika’nın gemileri denetlemesinden mütevellit şikayettir.
    25 Ekim Perşembe Saat 10:00 Kabine Toplantı Salonu
    Macmillan’dan gelen mesaj ile Küba sorununda Kennedy’nin
    davranışının akıllıca olup olmadığı tartışılmıştır. İngiliz kamuoyunun
    fikrini Macmillan mesajında hissettirmiştir.
    25 Ekim Perşembe Saat 17:00 Kabine Toplantı Salonu
    Denizdeki karantinanın sonucunda geri dönen Sovyet gemileri ve
    Kennedy’nin birkaç gün daha gemilere vur emri vermemesi gerektiği
    üzerinde durulmuştur.
    26 Ekim Cuma Saat 10:00 Kabine Toplantı Salonu
    Karantina bölgesine yaklaşılmadığı sürece çatışma olmayacağı
    söylenmiştir. Karantinaya yaklaşan gemiler aranmış büyük bir
    kararlılıkla bu uygulamaya devam edilmiştir. Bu arada birlikler Küba’ya
    yakın yerlere kaydırılmış, hava taarruzu hazırlıkları sürdürülmüştür.
    26 Ekim Cuma Öğleden Sonra ve Akşam Oval Ofis
    İngiltere kriz durumunda Karantina işleminin yerine başka neler
    yapılacağını sormuştur. Küba’da füzeler savaşa hazır hale
    getirilmiştir. Küba’nın elindeki MİC uçaklarına karşı savunma sistemi
    geliştirildiği için korku azalmıştır.
    Kruşçev’in el yazısı ile Kennedy’e mektubu anlatılmıştır. Mektupta
    “Küba’dan füzeleri geri çekeriz, ancak işgal edilmeme garantisi olursa”
    izlenimi uyandırılmıştır.
    27 Ekim Cumartesi Saat 10:00 Kabine Toplantı Salonu
    Küba’daki füzelerin hazır duruma geldiği bildirilmiş, gemilerle
    ilgili gelişmeler anlatılmıştır. Gemilerin rota değiştirdiği ancak
    bununla ilgili bir bilgi gelmediği belirtilmiştir.
    Bu sırada Raymond Hare Türkiye Büyükelçisi olarak görev yapmıştır.
    Dışişleri Bakanı birkaç gün önce kendisine telgraf çekip Türklerin,
    Jüpiter füzelerinin Türkiye’den geri çekilmesini içeren anlaşmaya ne
    tepki göstereceğini sormuştur. Hare’den Türklere danışmadan kendi
    fikrini söylemesi istenmiştir. Hare Türklerin buna itiraz
    edeceklerinden emindi. “Sorun kısmen psiko-politiktir. Türkler mağrur,
    cesur insanlardır ve uzlaşma kavramı ve sürecini anlamazlar.
    İhtiyaçlarını karşılamak, gerekli olduğuna inandıkları silahlara büyük
    önem vermişlerdir. Eğer ısrar edersek boşluğu dolduracak silah
    istekleri çok spesifik ve büyük olacaktır.” diye belirtmiştir.
    Türk Dışişleri Bakanı, Türkiye ile Küba’nın karşılaştırılması
    durumundan şok olduğunu açıklamıştır. Türklerin krize ilk tepkileri
    destekleyici olmuş, sadece F 104 savaş uçakları ile F 100 uçak
    parçalarının daha hızlı teslim edilmesini istemiştir.
    27 Ekim Cumartesi Saat 16:00 Kabine Toplantı Salonu
    Türkiye’nin kıyılarında Polaris balistik füzeli denizaltının ateşe
    hazır duruma getirilmiş, Jüpitere karşı yapılacak olası bir saldırıya
    bu yolla cevap verilmesi planlanmıştır. Türkiye NATO’da olduğu için,
    böyle bir işte tek başına hareket etmeyeceğinden, bunu tüm NATO
    ülkelerine bildirmesinden korkulmuştur. Türkiye ile NATO aynı şekilde
    düşünülüyor. Türklerle direk temasa geçmek istemiyorlar, NATO ile
    temasa geçmek istiyorlar.
    Küba’ya karşılık Türkiye yerine, İttifaklara karşı bir tehlike
    varmış gibi göstermeye çalışıyorlardı. Türkiye’deki füzeler üzerine
    yine stratejiler belirliyorlardı.
    27 Ekim Cumartesi Saat 21:00 Oval Ofis ve Kabine Toplantı Salonu
    Toplantıda Küba’dan Sovyet füzeleri kalkacak aksi taktirde ABD
    ülkeyi işgal edecekti. Küba’daki füzelerin kalkmamasını Amerika
    kabullenmemiştir.
    29 Ekim Pazartesi Saat 10:00 Kabine Toplantı Salonu ve Oval Ofis
    Karantina hattına doğru giden Grozny 28 Ekim sabahı birden
    durmuştur. Washington’da saat 9:00’da haber ajansları Kruşçev’in
    Washington’a yeni mesaj göndermekte olduğunu bildirdiler.
    Özetle Sovyet hükümeti Küba’daki füzelerini söküp kaldıracağını bildiriyordu. Kriz bitmişti.
    Kriz bitse de yine temkinli davranılmış, 1962’nin Aralık ayında
    Paris’te yapılan toplantıda Türkiye’deki Jüpiter füzelerinin
    kaldırılmasını kabul etmişlerdir. Füzeler 1963 Nisan sonunda sökülmüş.
    Polaris füzesi taşıyan bir denizaltı Akdeniz’de göreve başlamıştır.
    Hikayenin Sovyet Yanı :
    Ruslar Küba’ya füzeleri neden koydukları konusunda hala kararsızdı.
    Berlin’de “siz Amerikalıların nükleer bir savaşa gireceğine neden
    inanalım” diye konuşmalar esnasında mesajlar verilmiştir Buna karşılık
    Amerikalılar ise “Biz Amerikalıların aptal olduğumuz olasılığını
    akıldan çıkarmamalısınız” diye cevap mesajı verilmişti.
    Başkan Kennedy 1963’te öldürülmüş, Kruşçev ise küçültücü yenilgiden sorumlu tutulmuştur.
    Bant Kayıtları İle İlgili Düşünceler :
    Bu kitap çağdaş bir devletin önemli kararları nasıl aldığını gösteren komple verilerdir.
    Kennedy Türkiye’deki işe yaramaz füzeler için savaşa girmemeye
    kararlı bir tek kişi olarak kabinede görülmektedir. Ancak sonuçta
    durumu anlamış ve Türkleri satmış gibi görünmenin sonuçlarından
    kurtulma yolunu anlamıştır.
    Berlin’i vermektense işe yaramaz Türkiye’deki Jüpiterleri vermeyi
    tercih ettiler, sonuçta savaş çıkmadı. Ancak Berlin de gitmedi.
    SONUÇ OLARAK :
    Soğuk savaş döneminde Türkiye’nin misyonu konumu ve diğer devletler
    ile ilişkisinin ne derece önemi olduğunu görmekteyiz. Türkiye’nin hangi
    konumda ne gibi oyunlara alet edildiğini ve bunlardan ne sonuçlar
    çıkaracağımız hakkındaki bilgileri görmekteyiz. Sonuç itibariyle ABD
    Berlin’i Rusya’ya vermek istememekte buna karşılık tehdit olan
    Küba’daki füzeleri de istememekte ve gündemde olmayan, herhangi bir
    süreçte adı geçmeyen Türkiye’deki füzeler pazarlık konusu yapılıp
    Türkiye çok kolay satılabilmektedir.
    Bir devletin yönetiminde bir sorun karşısında nasıl davranılması
    gerektiği ve kimlere ne görevler düştüğü çok ince ayrıntılarıyla
    anlatılmaya çalışılmıştır.
    Rusya’nın bir kumara başlayıp bunun sonunda nasıl oyunu kaybettiği
    ve soğuk savaşın hangi boyutlara ulaşabileceği, dünya için ne gibi
    tehditler oluşabileceği kitapta açıkça belirtilmiştir.
    Dünyanın iki kutuplu olduğu, bu kutuplar arasında Türkiye’nin hangi
    kutuptan nasıl etkilendiği, hangisinin çekimine kapıldığı ve bu düzende
    neleri üstlendiği, nelere alet edildiği, hiç fikri sorulmadan icra
    edilmiştir.
    Bir devleti yönetirken onu dünya ile bir bütün düşünüp, küçük bir
    problem bile olsa detaylara inip dünya muvazenesinde değerlendirilmesi
    gerektiği sonucu çıkarılmıştır.


    _________________

    Biz Sizi Düşünüyoruz Sende Bizi Düşün Paylaş Bizimle....


    Forumumuzdan Daha Fazla Yararlanmak İçin. Tıkla Üye Ol

      Forum Saati Ptsi Kas. 20, 2017 2:46 pm