Paylaş Bizimle

Hoşgeldiniz..


Lütfen Forumdan Daha Fazla Yararlana Bilmek İçin Arrow Kayıt Olunuz


Eğer Üye İseniz Giriş Yapınız Gösterdiğiniz İlgi İçin Teşekkür Ederiz..


Paylaş Bizimle..!!
Paylaş Bizimle

####..::HOŞ GELDİNİZ::..####


    Ermeni Dosyası-Kazım KARABEKİR

    Paylaş
    avatar
    VodkaVishine
    ѕιтє кυяυ¢υѕu
    ѕιтє кυяυ¢υѕu

    Aktiflik :
    450 / 999450 / 999

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 231
    Yaş : 23
    Nereden : 'im acaba
    Lakap : Ölü
    : :
    PUAN :
    75 / 10075 / 100

    MSJ PUAN :
    100 / 100100 / 100

    Seviye :
    15 / 10015 / 100

    Bağlılık :
    100 / 100100 / 100

    Takımım :
    REP GÜCÜ : 133
    Rep Puanı : 2
    Kayıt tarihi : 21/04/08

    Cüzdan
    Para Para:
    900/3000  (900/3000)
    Altın Altın:
    800/3000  (800/3000)

    paylas bizimle Ermeni Dosyası-Kazım KARABEKİR

    Mesaj tarafından VodkaVishine Bir Cuma Eyl. 18, 2009 12:24 pm

    KİTABIN ADI : Ermeni Dosyası
    KİTABIN YAZARI : Kazım KARABEKİR
    BASIM TARİHİ : Şubat 1994
    KİTABIN YAYIM MAKSADI
    Türk – Ermeni ilişkilerine toplu bir bakış.
    KİTABIN ÖZETİ
    Ermenilerin tarihi hakkında değişik milletlere mensup araştırmacı ve
    yazarlara ait çok sayıda eser vardır. Fakat bu yazarlar ve bilim
    adamları genelde gerçekleri araştırıp yazmak yerine kendi devletlerinin
    siyasi görüşlerine uygun kalem oynatmayı tercih etmişlerdir. Bir kısmı
    da Ermeni yazarlara ait olan bu eserlerin çoğunda Türk düşmanlığı esas
    alınmıştır. Kazım Karabekir babasının görev yaptığı doğu vilayetlerinde
    daha küçük yaştan itibaren Ermenileri tanımaya başlamış,Osmanlı
    hükümeti ve milli hükümet zamanında onlarla savaşmış ve sonunda Türk
    Ermeni dostluğunu tekrar kurmuş bir kişidir. Yazar köklü bir inceleme
    yapmış, Ermeni tarihçilerinin eserlerini de inceleyerek kendi
    tecrübeleri ve araştırmaları neticesinde bu eseri kaleme almıştır.
    ESKİ ERMENİ TARİHİNE TOPLU BİR BAKIŞ
    Ermeniler yakın zamana kadar Babil’den geldiklerini
    savunmaktaydılar. Babil ve civarında Hititle’rin akrabası olan
    Türk’lerin yaşadığı tespit edilmiştir. Şu halde Ermeniler güneyden
    gelen bir Türk Oymağıdır. Ermenilerin son zamanlarda Frik Oymaklarından
    biri olduğu ispatlanmıştır. Friklerin ise Orta Asya dan önce Trakya’ya,
    Makedonya’ya sonra da boğazlardan Anadolu’ya yayıldıkları tespit
    edildiğine göre, bunlardan ayrılan Ermenilerin de Türk ırkından olduğu
    anlaşılmaktadır. Bazı Ermeni yazarları da eserlerinde kendilerinin Türk
    olduklarını belirtmişlerdir. Kısacası Ermeniler ve Türkler müşterek
    vatan kardeşleridir. Ve aynı ırka mensuptur. Kültürleri benzerdir.
    Rumlarda ise durum tam tersidir.
    ERMENİ TARİHİNE TOPLU BİR BAKIŞ
    956 yılına kadar Ermeniler Arapların himayesinde rahat
    yaşamışlardır. 956 yılında Bizanslıların İslamlara karşı saldırması ve
    sonunda Tarsus’ta mağlup olarak Amasya’ya kadar çekilmeleri üzerine
    Ermenilerin de duruma karışarak Bizans ordusunun emrine otuz bin asker
    vermesi Ermenistan’ın zararına olmuştur. 958′de Araplar mağlup olur.
    Ermenistan’da da yer yer prenslerin ayaklanmaları başlar. Kısa bir süre
    sonra Krallıkların toplamı yediye çıkar ve bu durum sekiz yıl sürer.
    1042′li yıllarda Rum kuvvetleri Ermenistan’a girer. Ani Krallığı’nın
    Erivan ve Ararat memleketlerinden ibaret kalmasına sebep olur.
    Bizanslılar Ermenileri de yanına alarak Türklere karşı koymak isterler,
    fakat muvaffak olamazlar.
    Sivas’a gelen Ermeni kafilesi, güya Türk istilasından kurtulmuştur.
    Fakat Bizanslılar Ortodoks olduklarından bu Katolikleri İstanbul’un
    boyunduruğu altında inletmişlerdir. Türkler İstanbul’u fethedene kadar
    bu mezhep ayrılığının ızdırabı sürüp gitmiştir. Gerek Sivas yöresi
    Ermenileri, gerekse diğer yerlerdeki Ermeniler Bizans zulmünden
    inlemişlerdir. Ermeniler hakiki din serbestliğini Türklerde
    görmüşlerdir.
    Alparslan 6 Haziran 1064′de Ani Kalesini de ele geçirir. 1071′de
    Malazgirt meydan muhaberesini kazanır ve boğazlar yolu açılmış olur.
    Hazar denizi ve Kafkas Dağlarından Toros Dağlarına kadar Türk
    egemenliği kurulur. Bu arada, Bizans tarafından Kilikya’ya
    yerleştirilen Ermeniler Haçlı seferleri başlayınca İslam Halkını yok
    etmede Haçlıların en büyük yardımcısı olurlar. Kudüs seferlerinde Haçlı
    Ordusuna yollar açan, köprüler kuran hep Ermeni mühendisleridir.
    Ermeniler Haçlılardan altın ve hediyeler alarak büyük servet sahibi
    olmuşlardır. Her seferde İslam aleminden yaptıkları yağmaları bugünkü
    yurtlarına taşımışlardır. 1140′lı yıllarda Bizanslılar Adana ovasına
    inip Kilikya’yı istila eder. Toparlanan Ermeniler Mısırlı bir komutan
    tarafından esir alınarak Mısıra gönderilir. Ermeni baronluğu bu suretle
    tarihe karışır
    ERMENİLERİN İLK KIPIRDANIŞLARI VE BAĞIMSIZLIK GAYRETLERİ
    Ermenistan’ın ilk kuruluşundan beri hiçbir yerde tam bir Ermeni
    topluluğu vücut bulamamıştır. Büyük devletler Osmanlı İmparatorluğunu
    dağıtmanın planlarını yaparken Ermenileri kullanmayı düşünmüşler ve
    kullanmışlardır. 1630 İstanbul Fransız papazları Ermenilere “Eğer
    Ortodoks olursanız Fransa’nın her türlü himayesine kavuşursunuz”
    diyerek onları aldatmışlardır. Ermeniler Ortodoksluğu kabul
    etmişlerdir. Daha sonraları 1723′de Ermeniler tekrar Osmanlıların
    hakimiyetine girmiştir. Rusya’da eğitim alan Ermeni Emin, Ermenileri
    Osmanlı himayesinden kurtarmak için girişimlere başlamıştır. 1826
    Osmanlının en zayıf dönemidir. Rusya Akgerman Antlaşması ile Karadeniz
    de Rus gemileri serbest gezinme imkanı bulmuştur. Ruslar Karabağı
    alınca buraya Ermenistan vilayeti demişlerdir. Ermeniler bunca yıllık
    emelleri olan hiç değilse muhtariyat idaresine malik olduklarını
    sanırlarken, Ermenistan’ın bir Rus vilayeti olduğunu İkinci
    Paskiyeviç’in idaresinde öğrenirler.
    Kısacası 1877 tarihine kadar Ermeniler kukla gibi kullanılmış, Osmanlı devleti için sürekli bir sorun kaynağı olmuşlardır.
    TÜRK ERMENİLERİNİN DURUMU, AYAKLANMALAR VE ANTLAŞMALAR
    Ruslar kendi idarelerindeki Ermenilere tattırmadıkları istiklali
    Türkiye Ermenilerine vermek için gayret sarf etmişlerdir. Bizans
    idaresinden kurtulan Ermeniler Fatih döneminde Türklerden daha emin ve
    daha zengin bir hayata kavuşmuşlardır. Ruslar Ermenileri Ortodoks
    yapmaya zorlamış, olmayanları hapse atmış yada Sibirya’ya sürmüş ve
    dini kurumları kapatmıştır. Ermeni dili, yayınları yasaklanmıştır.
    Ruslar Osmanlılarla harbe karar verdiklerinde, Ermenilerin gözünü
    boyamak için iyi muameleye başlarlar. Hatta 1877 harbinde Kafkas Ordusu
    başkomutanını Ermenilerden yapmışlardır. 1880’de Türkiye’de ilk Ermeni
    komitesi kurulmuştur. 1873’de mekteplerinde Ermeni tarihi, coğrafyası,
    edebiyatı okunmaya, Ermeni istiklal şiirleri söylenmeye başlanmıştır.
    1876’da meşrutiyet töreninde Ermenilere yer verilmiştir. Daha sonra
    Rus-Türk harbi sona erince Avrupalıların Ermenilere ne derece yardım
    edebileceklerini görürler.
    Ermenilerin iki seçenekleri vardır. Ya Türk vatandaşı gibi eşit
    haklarla kardeşce yaşayacaklar yada istiklal arayışlarına
    girişeceklerdir. İkinci yolu seçen Ermeniler Avrupa’nın yardımını
    arkalarına alacaklarını zannederek 1880 yılında gizlice iki yıl
    çalıştıktan sonra Erzurum da silahlı saldırıya geçmeye karar
    vermişlerdir. Bu arada Avrupa basını da Türkiye eziciliği hakkında
    yayınlarına devam etmekte, kilise propagandaları Ermenilere dünya
    cennetini vadetmektedir. Ermeni krallığı kurulursa zengin vilayetler,
    mallar… vs. onların olacaktır. Avrupa dan gizlice sokulan bombalar,
    dinamitler, silahlar kiliselerde saklanacak, eğitime alınacak ve Türk
    halkı yok edilecek şeklinde hedefleri vardır. Aklı başındaki yaşlı
    Ermeniler bunun imkansız olduğunu söylemektedirler. 1545’den 1789’a
    kadar (yaklaşık 57 ayaklanma) ayaklanmalar devam etmiş; en önemlisi de
    1895’de olmuştur. Her ayaklanmada Türk köyleri, malları yağma edilmekte
    halk öldürülmektedir. Çar hükümeti boğazlara hakim olma planı
    yapmaktadır ve altı doğu ilini Ermenistan bölgesi olarak ilan etmiştir.
    I. Dünya Savaşı’nda Ermeniler ordumuza ve halkımıza silahla saldırırken
    siyasetçileri de dil uzatmaktadır. Bu arada Avrupa devletleri Türk
    Devletini paylaşmayı düşünmektedir.
    Türk Ordusu komuta kademesinde bir takım görüş ayrılıkları görülmeye
    başlanmış, Bahriye Nazırı Cemal Paşa, Enver Paşanın Harbiye nazırlığına
    başkomutanlığını hoş görmeyip, İttihat Terakki Hükümetine kırılmıştır.
    Ermeniler bu fırsatı da değerlendirip onu kullanmak istemişlerdir.
    1916 yılında Osmanlıyı paylaşma hayalleri kuran Rusya, İngiltere,
    Fransa pasta payı kapma yarışına girerler. Bu durumdan Ermeniler hala
    kendilerine bir ders çıkaramazlar.
    Kısacası; Ermeniler her devirde Türk toplumunun büyük yardımlarını
    görmüş, bir Türk vatandaşı gibi vatandaşlık hak ve hukukundan
    yararlanmışlardır. Osmanlı İmp.’da da rahat bir hayat sürdükleri
    görülür. 17 Mart 1863 Tanzimat Fermanıyla Türklerden daha ileri ve
    seçkin imtiyaz sahibi olmuşlardır. Askerlikten muaf tutulmuşlar, sanat
    ve ticareti ellerine geçirmişlerdir. Türkler Rusların tecavüzlerine
    karşı koymak ve Hicaz bölgesinde ayaklanmaları bastırmak için şehit
    düşmektedirler. Türkler şehit düştükçe onlar çoğalmakta, yükselmekte ve
    zenginleşmektedirler. 1908 Kanuni Esasi ile eşitlik kardeşlik sesleri
    yükselmiştir, ama çok sürmemiştir. Ermeni komitecileri büyük cüretle
    eskisinden daha çok faaliyet göstermekte, yayınladıkları çeşitli gazete
    ve dergilerle Ermenileri isyana teşvik etmekteydiler. 1914’de
    İngiltere, Fransa, Rusya, Almanya savaşırken Osmanlıda seferberlik ilan
    edilince Ermeni reisleri toplanarak şubelere şifreli talimatlar
    verirler. Talimatta;
    “Ruslar huduttan ilerler Osmanlı çekilirse her taraf birden
    ayaklanacak Osmanlı ateş arasında bırakılacak devlete ait binalar
    yıkılacaktır. Eğer Osmanlı Ordusu ilerlerse Ruslara yardım edilecektir”
    denmektedir. Ermeniler ayaklanmalarını sürdürürler. Bu arada Ermeniler
    kendileri için zararlı gördükleri Türk devlet görevlilerini suikast
    düzenleyerek öldürmekteydiler.
    Birinci Rusya savaşında Rus orduları Kafkas hudutlarını geçerek
    Erzurum, Bingöl, Van, Bitlis vilayetlerini işgal ederken Rus Ordusunda
    15.000’den fazla Ermeni vardı. Ermeniler kurdukları komitelerle terör
    ve propaganda faaliyetlerini sürdürmüşlerdir.


    _________________

    Biz Sizi Düşünüyoruz Sende Bizi Düşün Paylaş Bizimle....


    Forumumuzdan Daha Fazla Yararlanmak İçin. Tıkla Üye Ol

      Forum Saati Ptsi Kas. 20, 2017 2:38 pm