Paylaş Bizimle

Hoşgeldiniz..


Lütfen Forumdan Daha Fazla Yararlana Bilmek İçin Arrow Kayıt Olunuz


Eğer Üye İseniz Giriş Yapınız Gösterdiğiniz İlgi İçin Teşekkür Ederiz..


Paylaş Bizimle..!!
Paylaş Bizimle

####..::HOŞ GELDİNİZ::..####


    Dokuzuncu Hariciye Koğuşu-Peyami Safa

    Paylaş
    avatar
    VodkaVishine
    ѕιтє кυяυ¢υѕu
    ѕιтє кυяυ¢υѕu

    Aktiflik :
    450 / 999450 / 999

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 231
    Yaş : 23
    Nereden : 'im acaba
    Lakap : Ölü
    : :
    PUAN :
    75 / 10075 / 100

    MSJ PUAN :
    100 / 100100 / 100

    Seviye :
    15 / 10015 / 100

    Bağlılık :
    100 / 100100 / 100

    Takımım :
    REP GÜCÜ : 133
    Rep Puanı : 2
    Kayıt tarihi : 21/04/08

    Cüzdan
    Para Para:
    900/3000  (900/3000)
    Altın Altın:
    800/3000  (800/3000)

    paylas bizimle Dokuzuncu Hariciye Koğuşu-Peyami Safa

    Mesaj tarafından VodkaVishine Bir Cuma Eyl. 18, 2009 12:18 pm

    KİTABIN ADI : DOKUZUNCU HARİCİYE KOĞUŞU
    KİTABIN YAZARI : PEYAMİ SAFA
    YAYIN EVİ : ÖTÜKEN YAYINEVİ
    BASIM YILI : 2000
    Kitabın Konusu
    Çocukluğundan beri bacağından rahatsız olan ve kimseyi dinlemeyen birisinin, hayaller peşinde koşarken başından geçen olaylar.
    Kitabın Özeti
    Yazarın küçüklüğünden beri çektiği hastalık onu hastahanelerden
    tiksindirmiştir. Fakat durumu ciddiyetini korumaktadır. Annesi ile
    kenar mahallelerin birinde virane ahşap bir evde yaşamaktadır.
    Bir gün ameliyat olması gerektiğini öğrenip hastahaneden döndüğünde
    evde annesini bulamaz ama odanın halinden annesinin şiddetli bir baş
    ağrısı geçirdiğini anlar. O sırada annesi gelir. Yazar ise annesini
    üzmemek için ona gerçekleri anlatmaz. Kendi doktaruna gidip ona
    gözükmesi gerektiğini söyler. Annesi yazarın Erenköye gideceğini
    öğrenince paşanında onu merak ettiğini söyler. Ertesi gün yazar önce
    paşaya gider. Paşa ilk olarak sağlık
    durumunun nasıl olduğunu sorar yazar da kaçamak cevaplar vererek olayı
    geçiştirir. Daha sonra odaya Nüzhet gelir yazardan getirmesini istediği
    kitapları alır. Kızı gidince paşa yazara bir de doktor Ragıp Bey’ e
    görünmesini tavsiye eder. Paşanın uzaktan akrabası olan yazar küçük
    yaşlardan beri onunla konuşur, ona kitap okur. O akşam yine bir roman
    okumaktadır fakat paşa uyuyunca Nüzhet’ le birlikte beahçeye gider ve
    muhabbet ederler. Yazar on beş yaşında ve aralarında dört yaş olmasına
    rağmen Nüzhet’ i sevmektedir. Ancak onun da aynı duyguları
    hissetiğinden emin olmaz. Bahçede konuşurken doktor Ragıp’ ın Nüzhet’ i
    istediğini duyunca önce üzülür ama Nüzhet oralı olmayınca, duyduğu
    şüpheye rağmen keyfi yerine gelir. Daha sonra Nüzhet annesinin isteği
    üzerine uyumaya gider ve yazar da kendine olan tüm güvenini kaybeder.
    Hastalığı onu normal yaşından çok daha olgun davranmaya sevk
    etmiştir. Doktorun ikazlarına rağmen baston kullanmayan yazar o gece
    yatakta yorgun ve acı içinde kıvranmaktadır. Henüz uyumadan Nüzhet
    yazarın evine uğrar ve uyuyamadığını bahane ederek tekrar koyu bir
    muhabbete başlarlar. Ertesi gün yazar erkenden doktara gideceğinden
    Nüzhet onun uyumasını ister. Fakat yazar ona karşı olan zaafiyetini
    daha fazla saklayamaz, onu kendisine çekip bir kere öper ve Nüzhet
    şaşkınlık içerisinde koşarak eve gider.
    Sabah olunca yazar Kadıköye gider ve paşanın istediği kitapları alır
    ve sonra da annesine bir ay içerisinde gelemeyeceğini yazar. Oradan da
    doktara gider fakat operatörün dersi olduğundan görüşemezler.
    Operatörle akşama görüşebilen yazar ondan baston kullanması ve iyi
    yemesi ve dinlenmesi konusunda uyarı alır. İşi bitip köşke dönen yazar
    içeriye girdiğinde kendisinden gizli birşey konuşulduğunu anlar ve
    üzüntü içerisinde bahçeye oturmaya çıkar. Daha sonra Nüzhet gelir ve
    yazar içeri girdiğinde annesinin dolabın arkasında çıplak olduğunu
    söyleyerek onu rahatlatır. Fakat akşam Nurefşan ona gerçekleri yani
    Nüzhet ile doktor Ragıp’ın durumlarını konuştuklarını söyler. Yazar
    hayal kırıklığına uğrar ve Nüzhet’ in odasına konuşmaya girer. Nüzhet
    yine yazarı ikna eder. Daha sonra ikiside uyurlar.
    Ertesi günü Nüzhet’ le bahçede geçiren yazar Nüzhet’ le cinsel
    yakınlaşmalara girer. O akşam doktor Ragıp yemeğe gelir ve yazar hiç
    oralı olmaz. Konukları gidince Paşa yazara doktor hakkında görüşlerini
    sorar o da Ragıp’ ı Nüzhet’ e yakıştıramadığını söyler bunu duyan
    yengesi de içinden yazara karşı kin tutar.
    Bir gün yazar yengesinin Nüzhet’i mikroplara karşı uyardığını ve
    eşyalarımızı ayırdım dediğini duyar ve bunun üzerine evi terketme
    kararı alır. Ancak annesininde o gün paşalara geleceğini duyması
    kararını değiştirmesine neden olur.
    Hızla geçengünlerden sonra nihayet evine dönen yazarın ağrıları gün
    geçtikçe arttığından annesi onu fakülteye götürür. Operatör ona durmun
    ciddiyetini hatırlatır ve yerinden bile kıpıdamamasını ister. Evi
    birden kalabıklaşan yazarın yakınları onu teselli etmeye çalışır.
    Tekrar fakülteye gittiğinde operatör bacağın kesilmesi gerektiğini
    söyler fakat buna razı olmayan yazar birden bayılıverir. Bundan
    etkilenen operatör kasaplardan farkı olmaları gerektiğini söyleyip
    yazara, üç aylık bir sürede bacağını kurtarmak için hastahanete kalması
    gerektiğini söyler. Yazar bunu kabul etmek zorunda kalır ve Dokuzuncu
    Hariciye Koğuşuna yatırılır. Burası ona hapishane gibi gelir ve ilk
    gecesi olaylı biter. Bu korkuya dayanamaz ve bütün gücüyle bağırıp
    çağırır. Zor geçen günlrin sonunda ameliyat günü gelir. Ameliyatı
    bitince yedinci pansumanda doktor bacağın kurtılduğun ancak yer
    basamayacağını söyler.
    Daha sonra da Nüzhet’ ten gelen karttan Paşanın hastalandığını
    Nüzhet’ in de doktor Ragıp’ la nikahlanacağını öğrenir. Acılar içinde
    geçen günlerin sonunda annesi doktor Mithat ve arkadaşı onu
    hastahaneden taburcu ettirirler.
    Kitabın Ana Fikri
    Bize verilen öğütleri ciddiye almalı ve hayallere peşinden koşmamalıyız. Aksi takdirde kaybeden yine bizoluruz.
    Kitaptaki Olay ve Şahısların Değerlendirilmesi
    Yazar : Tek bacağından acı çeken ve ümitleri peşinde rüyalar aleminde koşan birisi.
    Nüzhet : Yerinde duramıyan yaşam dolu son derece hareketli birisi.
    Paşa : Disiplinli, yardım sever ve dediğim dedik, inatçı birisi.
    Yengesi : İçten pazarlıklı kızının iyiliğini düşünen bir anne.
    Nurefşan : Köşkün hizmetçisi ve yazarın mutluluğu için elinden geleni yapan birisi.
    Doktor Ragıp : Bakımlı ve kültürlü bir doktor.
    Doktor Mithat : Yazarın doktoru.
    Operatör : İnsanliğa faydalı olmaya çalışan bilinçli bir tıp adamı.
    Kitap Hakkında Şahsi Görüşler
    Kısa ve anlaşılması güç bi kitap.Yazar kitaptaki şahısları psikolojik yönden ele almıştır.Sürükleyici bir kitaptır.
    Yazar Hakkında Bilgi
    Peyami Safa İstanbul’ da 1899 yılında doğdu. Dokuz yaşında iken sağ
    elinin ekleminde kemik hastalığının başlaması, on üç yaşında iken de
    hayatını kazanmak zorunda kalması yüzünden düzenli okul öğrenimi
    göremedi, kendi kendini yetiştirdi. “ Biri Yerli ve Kopanlıklar Kralı”
    adlı (1913) ve “ Üç Kardeş” adlı (1918) birer hikayelik iki küçük kitap
    çıkarıyor, Fagfur (1918) vb. gibi sanat dergilerinde hikaye çevirileri
    ve makaleleri yayımlanıyordu.Savaş sonunda, kardeşinin isteğiyle
    memurluktan ayrılıp basın hayatına atıldı. Çıkardıkları “ Yirminci
    Asır” adlı bir akşam gazetesinde “ Asrın Hikayeleri” genel başlığı adı
    altında halk için gazete hikayeleri yazdı. İlk otuz kırk tanesi imzasız
    yayımlanan bu hikayeler o zaman çok beğenildi; yazar devrin ileri gelen
    bazı sanatçıları ( Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yahya Kemal Beyatlı, Ömer
    Seyfettin vb.) tarafından teşvik edildi.O tarihten sonra yalnız
    gazetelerde çalıştı. Fıkra, makale ve roman yazarı olarak geniş bir üne
    ulaştı. Bu arada “ Kültür Haftası (1936) ve Türk Düşüncesi (1953-1960)”
    adlı iki de dergi çıkardı. İkinci Dünya Savaşı yıllarında kendini
    Faşizm akımına kaptırdı; savaş sonrasında calıştığı parti gazetelerine
    göre ikide bir ağız değiştirerek siyasal bir dengesizlik içinde
    bocaladığı, genellikle gerici bir takım görüşlerin savunuculuğunu
    yaptı. ******ün sağlığında “ Türk İnkılabına Bakışlar(1938)” adlı bir
    kitap yazmışken ******ün ölümünden sonra devrin düşmanı bir yol tutu.
    1961’ de İstanbul’ da öldü.
    Eserleri
    Yalnızız, Fatih Harbiye, Şimşek, Bir Tereddütün Romanı, Sözde Kızlar, Mahşer.



    google_protectAndRun("ads_core.google_render_ad", google_handleError, google_render_ad);


    _________________

    Biz Sizi Düşünüyoruz Sende Bizi Düşün Paylaş Bizimle....


    Forumumuzdan Daha Fazla Yararlanmak İçin. Tıkla Üye Ol

      Forum Saati Ptsi Kas. 20, 2017 2:44 pm